Bilmenin dünyevi bir yolu yok,
Kalbinde ne olduğunu,
Kalbin atmayı bıraktığında.
Bütün dünya sarsıldı.
Arkandan yeller esiyordu.
Tanrının bunu durdurması için bekliyorsun,
Boynuna kadar gelen karanlığın içinde.
Etrafındaki herkes yozlaştı,
Bir şeyler söylüyorlar.
Hiç bir şerefi yoktur ölümde,
Son nefesini dünyaya satmanın.
Onlar hala boğuşuyorlar,
Yarım bıraktığın(ertelediğin) her şey için.
Seni kapılarda (gişede) dikilirken gördüm,
Marlon Brando gittiğinde.
Yüzünde o ifade vardı.
Reklam alanı.
Ve kimse hatalarından öğrenmedi.
Kazançlarımızın boşa gitmesine izin verdik.
Elimizde kalan şey ise
Reklam alanı.
Gözlerinde,
Dünya yanıyordu.
Lütfen kibar davran,
Çünkü hala öğreniyorum.
Söyleyecekmiş gibi göründün,
Dönmeye devam ederken.
Seni zehirlediler tavizleriyle.
Farkettiğin noktada,
Herkes senin yalanlarını sevdi,
Senin dışında.
Adam için özel bir ajan,
Watergate ve Vietnam'da
Kimse gerçekten lanet etmedi.
Sence CIA etti mi?
Seni kapılarda (gişede) dikilirken gördüm,
Marlon Brando gittiğinde.
Yüzünde o ifade vardı.
Reklam alanı.
Ve kimse hatalarından öğrenmedi.
Kazançlarımızın boşa gitmesine izin verdik.
Elimizde kalan şey ise
Reklam alanı.
Ve kimse hatalarından öğrenmedi.
Kazançlarımızın boşa gitmesine izin verdik.
Elimizde kalan şey ise
Reklam alanı.
Kızını gördüm,
Çok tatlıydı.